in Economics, Religion, Turkish

İslami ülkeler ne kadar İslami ?

 “How Islamic Are Islamic Countries?” [zotpressInText item=”{9DPT8GAT}”] çalışmasında yazarlar 208 ülkenin İslamiliğini ölçmüşler. Çalışma iki bölümden oluşuyor: (1) İslami diyebileceğimiz bir ülkenin politikalarını şekillendiren önemli İslami öğretilerin incelenmesi, (2) İslami öğretilere bağlılığın ölçümü için kullanılabilecek bir İslamilik endeksi ortaya konması. Ben de bu verileri kullanarak interaktif haritalarda görselleştirdim. İşlenmiş verileri ve kodumu GitHub’ta paylaştım.

Çalışma ekonominin dine veya dinin ekonomiye etkisini ölçen diğer çalışmalara atıfta bulunarak önce kendilerine İslami diyen ülkeler ne ölçüde İslami ona bakmak lazım diyor ve sekiz sayfa boyunca İslamın adalet, iktisat, zımmilerle ilişkiler, idarecilik, hürriyet ve insan hakları gibi konulardakı görüşlerini Kur’an ve Sünnetten açıklamaya çalışıyor. Daha sonra da bu temellere dayanarak bir İslamilik endeksi (I2) ortaya konuyor.
İslamilik endeksi (I2) aslında dört faklı endeksin birleşmesinden oluşuyor:
  1. Ekonomik İslamilikEndeksi (EI2),
  2. Kanuni ve İdari İslamilikEndeksi (LGI2),
  3. İnsan ve Siyasi Haklar İslamilikEndeksi (HPI2),
  4. Uluslararası İlişkiler İslamilikEndeksi (IRI2)

I2 = (EI2)+(LGI2)+(HPI2)+(IRI2).

Bu dört endeksin hesaplanmasında kullanılan 67 proxy ölçek Ek-1’de tablo olarak sunulmuş. Makalenin İslamilik Ölçümü İçin Gerekli İslami Öğretilerin Özeti (A Summary of Islamic Teachings to Measure Islamicity) kısmında da bu proxy’lerin İslamiliğini açıklama adına dini temeller üzerinde durulmuş, Kur’an ve Sünnetten örnekler verilerek izahat getirilmiş.
Makalede her ülkenin İslami endeks (I2) değerini maalesef bulamasak da, Ek-2’de 208 ülkenin İslami endeks (I2) sıralaması verilmiş. Ben de haritalandırdım (tüm dünya haritası; sıralama değerinin küçüklüğü o ülkenin daha İslami olduğunu gösteriyor):

Haritadan da görüleceği üzere İslam ülkesi olduğunu iddia eden ülkeler aslında İslamilik endeks sıralamasında gerideler.
Bir de OIC’nin kendi arasındaki sıralamasına bakalım. Bir vakitler Ekmeleddin İhsanoğlu’nun genel sekreterliğini yaptığı İslam İşbirliği Teşkilatı (OIC) şu sınıflardan birine dahil 57 ülkeden oluşuyor:
  • Devletin resmi dini İslam
  • İslam en yaygın din
  • İslam ciddi ölçüde yaygın bir din
  • Kendilerini İslam Cumhuriyeti ilan eden ülkeler
Bu durumda ortaya çıkan manzara şu şekilde (Yeşilden Kırmızıya İslamilik azalıyor):

(Filistin verisi hariç diğer 56 OIC ülkesinin verisi var. OIC ülkeleri listesini Wikipedia’dan [zotpressInText item=”{PEN4DR9R}”] kimono ile elde ettim.)
Listenin tamamı:
[table id=3 /]
Ayrıca çalışmada ülkelerden başka grupların da karşılaştırılması yapılmış:
[table id=4 /]
Konu bana Akif’in şu şiirini hatırlattı:

MÜSLÜMANLIK NEREDE!

Müslümanlık nerde! Bizden geçmiş insanlık bile…
Adem aldatmaksa maksad, aldanan yok, nafile!
Kaç hakiki müslüman gördümse, hep makberdedir;
Müslümanlık, bilmem amma, galiba göklerdedir;
İstemem, dursun o payansız mefahir bir yana…
Gösterin ecdada az çok benziyen kan bana!
İsterim sizlerde görmek ırkınızdan yadigar,
Çok değil, ancak Necip evlada layık tek şiar.
Varsa şayet, söyleyin, bir parçacık insafınız:
Böyle kansız mıydı -haşa- kahraman ecdadınız?
Böyle düşmüş müydü herkes ayrılık sevdasına?
Benzeyip şirazesiz bir mushafın eczasına,
Hiç görülmüş müydü olsun kayd-i vahdet tarumar?
Böyle olmuş muydu millet canevinden rahnedar?
Böyle açlıktan boğazlar mıydı kardeş kardeşi?
Böyle adet miydi bi-perva, yemek insan leşi?
Irzımızdır çiğnenen, evladımızdır doğranan…
Hey sıkılmaz, ağlamazsan, bari gülmekten utan!…
“His” denen devletliden olsaydı halkın behresi:
Payitahtından bugün taşmazdı sarhoş naresi!
Kurd uzaklardan bakar, dalgın görürmüş merkebi.
Saldırırmış ansızın yaydan boşanmış ok gibi.
Lakin, aşk olsun ki, aldırmaz otlarmış eşek,
Sanki tavşanmış gelen, yahut kılıksız köstebek!
Kâr sayarmış bir tutam ot fazla olsun yutmayı…
Hasmı, derken, çullanırmış yutmadan son lokmayı!…
Bu hakikattir bu, şaşmaz, bildiğin usluba sok:
Halimiz merkeple kurdun aynı, asla farkı yok.
Burnumuzdan tuttu düşman; biz boğaz kaydındayız;
Bir bakın: hala mı hala ihtiras ardındayız!
Saygısızlık elverir… Bir parça olsun arlanın:
Vakti çoktan geldi, hem geçmektedir arlanmanın!
Davranın haykırmadan nakus-u izmihaliniz…
Öyle bir buhrana sapmıştır ki, zira, halimiz:
Zevke dalmak söyle dursun, vaktiniz yok mateme!
Davranın zira gülünç olduk bütün bir aleme,
Bekleşirken gökte yüz binlerce ervah, intikam;
Yerde kalmış, na’şa benzer kavm için durmak haram!…
Kahraman ecdadınızdan sizde bir kan yok mudur?
Yoksa, istikbalinizden korkulur, pek korkulur.

Not #1: Zaman Gazetesinden Abdullah Aymaz bu çalışmaya köşesinde yer vermiş.
Not #2: Akademisyen Abdulkadir Civan da bu makaleyi Today’s Zaman’da ele almış.
Not #3: Siyaset Bilimci Erik Tillman da bu çalışmayı ve haritalarımı blogunda değerlendirdi.

Referanslar

[zotpressInTextBib style=”apa” sort=”ASC”]